| |||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Güncel | Ekonomi | Spor | Magazin | Kültür Sanat | Bilim Teknoloji | Eğitim | Sağlık | Röportaj | |||||||||||||||||||||||||||||||||
Hani şu adına “Ergenekon” dedikleri dava var ya, onunla ilgili… O soruşturma çerçevesinde açılan birinci davanın 26 Ocak 2010’da yapılan duruşmasında önemli bir gelişme yaşandı… Davanın tutuklu sanıklarından Selim Akkurt, konuşmasına şöyle başladı: “İtirafçı olmadan Ergenekon'dan çıkılmıyor. Ben de itirafçı olmaya karar verdim”… Akkurt, kaçak yaşadığı yıllarda polisin bilgisi dahilinde gezdiğini ifade ederek, ''Polis ne söylerse yaptım. Kuvayı Milliye Derneği'ne onların istekleriyle girdim'' dedi. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün ''Kim bu polisler?'' sorusuna Akkurt, Mutlu E, Ali Fuat Y. ve İsmail E. olduğunu ileri sürdü. MİT'in de bilgisi olduğunu savunan Akkurt, Hizbullah ve DHKP/C'ye yönelik operasyon yapılacağının söylendiğini, ancak operasyonun bu davaya ilişkin yapıldığını anladığını kaydetti. Akkurt, tutuklanmadan birkaç ay önce İstanbul Emniyet Müdürlüğünde eski Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı ve savcı Zekeriya Öz ile görüştüğünü ifade ederek, ''Beni oraya İsmail E. getirdi. Beni onore edecek sözler söylediler. Bana güvendiklerini anlattılar. Görevimi başarıyla yaptığımı söylediler'' iddiasında bulundu. ''Fehmi Koru ve Osman Baydemir'e suikast yapacak gibi telefonda konuşmamı istediler'' diyen Akkurt, "Muhammet Yüce ile suikast yapacaklarmış gibi telefonda bu talimatlar üzerine konuştuğunu" anlattı. ''Tahminen bunlar bana birini öldürteceklerdi ama ben de yetenek olmadığını görünce vazgeçtiler'' diyen Akkurt, Çolakkadı, Öz, Mutlu E, Ali Fuat Y. ve İsmail E'nin duruşmada dinlenilmesini istedi. Akkurt, Muhammet Yüce'nin de ''MİT'çi Mustafa'' adlı birisiyle görüştüğünü anlattı ve sonra da çok önemli bir şey söyledi: “Buradaki sanıkların hiçbiriyle fikri birliğim yok. Benim 7 sülalem Fethullahçıdır. 5 yıl imam hatipte okudum. Sülaymancıların yurdunda kaldım. Onlar için her şeyi yaparım. Benim ne işim var bunlarla? Beni bir örgütten yargılayacaksanız Fethullah terör örgütünden yargılayın”… Mahkeme bu itiraflarını yeterli görecekse kendisinin tahliye edilmesi gerektiğini ifade eden Akkurt, çok önemli bir başka şey daha söyledi: “Tahliye için bu ifadelerim yeterli görülmezse, daha konuşacak çok şeyim var”… Bu son iki açıklamaya, yazımın başında da söz ettiğim gibi, “majestelerinin medyası” ile “majesteden korkan medya” yer vermedi… Bu sözleri haber haline gelen devletin yarı resmi haber ajansı "Anadolu Ajansı’nın muhabirinin başına neler gelebileceğini" de az-çok tahmin edebiliyorum… Sonuç olarak çok sayıda vatandaş, Akkurt’un bu açıklamalarından bihaber… Oysa Akkurt’un bu sözleri, “davanın seyrinin değişebileceğinin işaret fişeği” gibi adeta… Peki bu davanın seyri neden değişebilir?... Bu sorunun yanıtı aranırken dikkat edilecek tarih: 7 Aralık 2009… 7 Aralık’tan bu yana yaşanan gelişmeleri, geriye dönüp şöyle bir satırbaşları ile bir anımsayın bakalım, nelerle karşılacaksınız?…
Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır. Nevzat Dağlı
[ 02-Şubat-2010, 10:16 ]
Karşı taraftaki hergele
İnsanlıktan nasipsiz malum eşşoğlu eşek, Beşeri köprüleri yaktırdı bu hergele. Serseri mayın oldu, sandılar deli fişek, Benzinlikte kıvılcım çaktırdı bu hergele. Babası anırırdı geçmişte soldan soldan, Sıpası da gidiyor bak şimdi aynı yoldan. Neler neler ezdiler tepindikçe dört koldan, Ne onurlar devirip, yıktırdı bu hergele. Dinciyle, bölücüyle buluştu aynı safta, Her mazlumun boynuna astı bir iğrenç yafta. Büyük yalan söyleyip hergün karşı tarafta, Öküzleri trene baktırdı bu hergele. Arkasını güçlüye dayayıp rahat yattı, Güvenli ahırında asil atlara çattı. Sahibinin emriyle çok iftiralar attı, Kaç suçsuza çileler çektirdi bu hergele. Suyu sebil gibiydi, teknede yemi boldu, Dışardan beslenirdi, sanki beşinci koldu. Dile doladığına yaşamak haram oldu, Çok yiğidi canından bıktırdı bu hergele. Taşları bağladılar, bu saldıran it oldu, Yağlıca kuyruklarda beslenen bir bit oldu. Karakteri oynaktı, sürekli gelgit oldu, Namusu diz üstüne çöktürdü bu hergele. Nevzat inşallah görür bunun yarınlarını, Daha kaç yıl satacak namusunu, arını. Tertemiz yüreklere kinin tohumlarını, Hoyrat hoyrat kazarak ektirdi bu hergele. Halk Ozanı Karamanlı Nevzat Birol YILMAZ
[ 31-Ocak-2010, 03:52 ]
İŞTE GAZETECİLİK BU
Aldatılan vatandaşı UYARMAK, GERÇEKLERİ DİLE GETİRMEK, gözler önüne SERMEK... Beyler Türkiye'de tarafsız BASIN - MEDYA KALMADI... Şimdi Milliyet-Star TV - Bugün TV de yandaş İPEK'e satılacak... ÇEMBER gitgide DAHA DARALIYOR... Birgün sıra bize GELDİĞNDE iş işten çoktan GEÇMİŞ OLACAK.... Yani bu YAZDIKLARIMIZI da artık yazamayacağız, söyleyemeyeceğiz... Onun için YURDUNU, VATANINI, MİLLETİNİ seven veya hiç olmazsa KENDİSİNİ, ÇOLUĞUNU ÇOCUĞUNU SEVEN veya düşünen BU GİDİŞE DURRRRRRR demelidir.... DURRRRRRRRR!!!..... Şimdi ANAYASA yı da AYARLARSA, YARGIYI DA Tam Bağımlı HALE GETİRİRSE , NE OLACAK ?..... Tam bir TAYYİPLİ KIRALLIĞI oluşacaktır... Sırtını Amerikaya DAYAMIŞ PERVASIZ bir DİKTATÖRLÜK Cumhuriyetin sonunu getirecektir.... Hergün DARBE yaygarasıyla, TSK yı, YARGIYI, BASINI esir alan bir İKTİDAR dan DAHA TEHLİKELİ NE OLABİLİR ?..... ********* Bir hükümet ne kadar çok BASKI UNSURU OLUŞTURUR ve UYGULARSA, o derecede Demokrasiden UZAKLAŞILIR... Tek adam rejiminin ADI MUTLAKİYETTİR... Türkiye de artık Cumhuriyet YIKILMIŞ bir KIRALLIK OLUŞTURULMUŞTUR... Bunun adı TAYYİPLİ kırallığıdır... Bu kırallığı YARATAN ABD (Küresel SERMAYE-ŞİRKETOKRASİ) bu işi nasıl YAPMIŞTIR ? Okuyun - John PERRKİNS (Bir Ekonomik Tetikçinin İTİRAFLARI-April Yayıcılık) Bu kitabı her Türk Vatandaşı mutlaka OKUMALI... Türkiye'yi BORÇ BATAĞINA BATIRIP TESLİM ALAN SOYGUNCULARIN dünyada ne dümenler çevirdiğini hayret ve DEHŞETLE öğrenin... Ve GÖZÜNÜZÜ AÇIN !... Biz uyurken ONLAR NASIL ÇALIŞMAKTALAR anlayın... Şu anda T.C. BORÇ BATAĞINDA yüzmektedir: Vatandaşın kredi kartları BORCU 130 milyar Dolar... Devletin BORÇLARI 500 - 600 Milyar Dolar, Bu yıl ödenecek BORÇ faizi - 60 Milyar Dolar... AKP 2002 yılında nasıl hooop diye iktidara oturtulmuştur ?.... Devlet malları NEDEN YAĞMALTILMIŞTIR ?... BANKALAR nasıl SATILMIŞTIR ?.... Vatan toprakları - Madenler neden satılmaktadır ? Vatandaş neden SÖMÜRÜLMEKTEDİR ?.... Vatandaş neden AÇ-İŞSİZ-AŞSIZ KALMAKTADIR ?... Vatandaş neden hergün ZAMLAR ALTINDA EZİLMEKTEDİR ?.... Vatandaş hergün neden DARBE planlarıyla UYUTULMAKTADIR ? Neden hergün TSK SALDIRILMAKTADIR ? Neden hergün YARGIYI ESİR ALMAYA ÇALIŞILMAKTADIR ? TEKEL işçilerinin HAKLARI NEDEN GÖRMEZDEN GELİNMEKTEDİR ? İşte bu SORULARIN tüm cevaplarını O KİTAPTA bulacaksınız beyler, efendiler, beyefendiler, beyoğlu beyler... Ne olur artık UYANIN !..... Bir T.C. Vatandaşı, Birol YILMAZ
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||