| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Güncel | Ekonomi | Spor | Magazin | Kültür Sanat | Bilim Teknoloji | Eğitim | Sağlık | Röportaj | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Her şey hızla ve bilinçsizce tüketiliyor. Taraf Gazetesi’nin arka arkaya darbe planları ile gündeme taşıdığı karanlık tablo, deyim yerindeyse başta gazetecileri ürkütüyor. Darbe söylentileri, 1980 darbesini ve darbe sonrasındaki o tuhaf karanlığı akıllara getiriyor. 1980 sonrasında gazetelere sayfa sayfa ne yazılması ve ne yazılmaması gerektiği tebligatlarının yapılması genç kuşakların bilgisinden gizlenen yegane tarihsel gerçekler. Bugün ise bir gazete manşetinden darbe günlüklerini yayınlıyor ve medyada yer yerinden oynarken, toplum izliyor. Ve toplum soruyor: Böyle bir darbe irticacılar ile birlikte basını susturabilir mi? Ancak toplum bir şeyi daha merak ediyor: En alttakiler yani ezilenlerin böylesi bir postmodern darbe sonrasında ne gibi bir fayda görecekleri, irticacılar gidince ne gibi bir rahatlığa kavuşacakları meçhul konular arasında. Darbe söylentileri askeri ücretle yaşamaya çalışan milyonlarca vatandaşı nasıl etkileyecek, yaşantılarında ne değişecek? Toplum elbette bunu merak ediyor ve ancak basından bunları duymak ve görmek mümkün olmuyor. Oysa dünyada darbeler halk yığınlarının birikmiş öfkesini bastırmak, iktidara karşı muhalefet yürüten insanları sindirmek deyim yerindeyse “patron kim” bunu göstermek için yapılan zorbalıkların tümüdür. Bugün darbeye ihtiyaç duyduğu sanılan askeri kanat, böyle bir girişimlerinin olmadığını söylüyor, deyim yerindeyse her fırsatta savunmaya geçiyor. Hükümet ise darbenin suç olduğunu darbecilerin de yargılanacağını vurguluyor. Hükümet ve askeri kanat arasında varmış gibi sunulan çelişki, işçilere ve emekçilere karşı çıkartılan yasalarda hiç de öyle olmadığını sık sık gözler önüne seriyor. Basın bu konunun üzerine gittikçe toplum daha da suskunlaşıyor. Bu hengâme arasında hak arama mücadelesi verenlerin, daha fazla özgürlük ve insan hakkı isteyenlerin önlerine başka bir kargaşa, başka bir tablo sunuluyor. Darbe mi İrtica mı? Basın elbette darbe günlüklerinin üzerine daha çok gidecek ve gitmek zorunda. Ancak toplumun da üzerine gitmesi gereken konular var. Darbeler de söylentileri de basın tarafından hızla tüketilmeye muktedir bir konu haline gelmiş durumda. Toplum gazetecileri de harekete geçirmeli, sormalı ve sorgulamalı. Özgürlüklere giden yol hiçbir zaman hiçbir gün hiçbir yerde militarist gücün gölgesinde olmadı. Ve ancak militarist güçler özgürlük getirmediği gibi söylentileri de kargaşa yaratmamalı. Hızla tüketilen darbe korkusu geçtikçe, kara bulutlar dağılmaya başladıkça, sorulan sorular azalmayacak, çoğalacak. Ekmeğimizin neden soğuk, Ankara günlerinin neden böyle karanlık olduğu daha çok açığa çıkacak.
Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır. Nevzat Dağlı
[ 12-Şubat-2010, 14:12 ]
Yeter Yahu!
Türk Ordusu hedef oldu densize, Liboş liboş sırıtanlar saldırdı. Yeter yahu! Ne diyeyim ben size, Nazlı nazlı kırıtanlar saldırdı. Dağda eşkiyayı görmezden gelip, Askeri yerdiler düşmanı bilip. Devletin altını, üstünü delip, İçine kin sürütenler saldırdı. Vatan toprağını ele aldıran, İhalede komisyonlar kaldıran, Atatürk?ü düşman bilip saldıran, Devrimleri çürütenler saldırdı. İşçiyi, köylüyü aşağı gören, Soyguna, rüşvete imtiyaz veren, Adaletten kaçıp meclise giren, Suçlarını arıtanlar saldırdı. Demokrat geçinip önde gidenler, Laikliğe karşı dava güdenler, Borçları katlayıp iflãs edenler, Varlıkları eritenler saldırdı. Vatan bizim, ordu bizim, bunlar kim? Her türlü hileye bunlar mı hãkim? Geçmişlerde sınandılar netekim! Özgürlüğü kürütenler saldırdı. Nevzat bakıp bakıp şaşıp kalıyor, Bunlar emirleri kimden alıyor? Şom ağızlar birbirini buluyor, Uğurları kurutanlar saldırdı. Halk Ozanı Karamanlı Nevzat Birol YILMAZ
[ 25-Ocak-2010, 00:40 ]
EKMEĞİMİZ NEDEN SOĞUK ?
Değerli R.KABAN üstü kapalı yazmış, ben açıklayayım bakın... DİKTA Tek adam konuşuyor, Tüm Almanya yaşa HİTLER diyor... Milletin oyuyla geldi, ben milli iradeyim dedi, dünyanın başına bela oldu ve Almanya'nın başını yedi. İşte manzara aynı, Tekel işçisini ve sendikayı milletten SAYMIYOR... Yasama - Yürütme elinde, Basının %80 i elinde ona yaşa-varol diyor, Bir de Yargıyı ele geçirdiğinde, DEMOKRASİ diye bir şey kalmayacak... Fakir halk bunun farkında değil... Onun KOZMİK ODA, DARBE hikayeleriyle GÖZÜ BAYILIYOR... Hani göz bayıcı derler ya öyle... Son sözleri ise tam bir göz bayıcılık timsali... Biz yola çıkarken, yokluk, yolsuzluk, yasaklarla mücadele dedik diyor... YOKLUK, YOLSUZLUK AYYUKA VARMIŞ, Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, Kuru soğanın 2 lira olduğunu, HALK BİLİYOR... Ama ne yapsın, susuyor, elinden bir şey gelmiyor... Tekel işçisi - 10 derecede açlık grevi, ölüm orucuna gidiyor... Buna vicdanı olan hiç kimse göz yumamaz, ama O yumuyor.... Neden ? İşte ille benim dediğim olacak diyen bir VİCDAN bu... İşte bunun adıdır. DİKTA ve DİKTATÖRLÜK... Sonra da diktatoryayı biz bitirdik diyebiliyor... Bizler hala DARBE-BALYOZla uğraştırılıyoruz. İşte ekmeğimiz bunun için SOĞUK beyler. Bir T.C. Vatandaşı, Birol YILMAZ Aliye
[ 21-Ocak-2010, 15:50 ]
Sayın Ankara Tava yazarını kutluyor yazırlarının devamını bekliyorum... kaleminize sağlık...
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||