| |||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Güncel | Ekonomi | Spor | Magazin | Kültür Sanat | Bilim Teknoloji | Eğitim | Sağlık | Röportaj | |||||||||||||||||||||||||||||||||
Önümüzdeki Avrupa Şampiyonası’na sayılı günler kala milli takımın açıklanan aday kadrosu akıllarda soru işaretleri bıraktı. Tanjevic Mehmet Okur’u neden milli takım kadrosuna cağırmadığını kendine göre geçerli sebeplerle açıkladı ve bence bu konu üzerinde fazla tartışılacak birşey olduğunu düşünmüyorum. Zira hem Tanjevic’ten, hem de Mehmet Okur’dan gelen açıklamalar gösteriyor ki; ne Tanjevic Mehmet’i kafasındaki oyun planinda kullanabileceğine inanıyor, ne de Mehmet Tanjevic yönetimindeki bir milli takımda fayda verebilecegini dusunuyor. Bu durumda Okur’un milli takıma alınmamasi doğru bir karar. Ancak geçen sene Türkiye ligindeki en skorer ve devamlılık gösteren uzun oyuncuların başında gelen Hüseyin Beşok ve Kaya Peker’in cağrılmaması bana pek de mantıklı birşey olarak gelmiyor. Son 10 yıldaki Avrupa Şampiyonalarındaki istatistikler gösteriyor ki, pota altını en iyi kullanan takımlar ilk üçte yer alıyorlar. 2001’de kendi evimizdeki şampiyonada aldığımız ikincilikte takım olarak kaydettiğimiz 76.8 sayılık ortalamanin 46.5’ini pota altı oyuncularımızdan kaydetmişiz. Bundan sonraki üç turnuvada da pota altında fazla etkili olamayarak şampiyonalara ilk turlarda veda ettik. En son 2007’deki şampiyonada ortalama 64.7 sayı üretmişiz ve bunun sadece 24.5’lik bir kısmını pota altı oyuncularımızla kaydetmişiz. Biz Türkiye olarak zaten çok iyi şutorlere sahip bir ülke değiliz. Bu yüzden bize en uygun oyun düzeni skorer ve etkili uzunlarla iyi top çevirip, pota altından sayılar bulduğumuz oyun duzenidir. Avrupa’da basketbol her geçen sene daha da süratli bir şekilde oynanıyor. Guardlar ya da uzunlar hücum sonrası en çabuk sekilde geri dönerek savunma setlerindeki yerlerini alıyorlar. Avrupada’ki pek çok milli takımın oyunculari bizim oyuncularımıza oranla daha suratli ve daha çabuk geriye koşan oyuncular. Bu yüzden onlara karşı fast break atmakta ya da onların hızlı hücumlarını savunmakta zorluk yaşıyoruz. Bundan dolayı onlarla mücadele edebilecek düzeyde oyuncular seçmek zorundayız. Bu sebeple Fatih Solak’ın veya Cemal Nalga’nın milli takıma hiç bir katkı verebileceğine inanmiyorum. Onlarin yerine Kaya ya da Hüseyin’den bir tanesinin kadroya alınması dogru olacaktır. Kaya final serisinde Oğuz-Ömer Aşık ve Semih gibi etkili uzunlara karşı gayet başarılı performanslar gösterdi. Fakat Tanjevic kişisel kaprislerini ön plana çıkaran bir coach. Hüseyin’i uzun zamandır kadroya almıyor ve Kaya’yı da pek sevmediğini basketbol camiasındaki birçok kişi biliyor. Bir diğer konu da Tanjevic’in uyguladığı saçma sapan rotasyonlar. Son şampiyonada Litvanya ve Almanya karşısında maç başlarında 8-9 sayı farkla önde giderken Tanjevic’in gereksiz rotasyon hastalığı yüzünden sayı üretemedik ve rakiplerin bizi geçmesine engel olamadik. Bir kere her milli takımda kilit konumunda ve takımın iskeletini oluşturan 2-3 oyuncu vardır ki, bunlar maç boyu en az 28-30 dk ortalama süre ile oynarlar. Bizde ise Tanjevic herkese eşit süre verme sevdasından bu ortalama en cok 23-25 dk arasında değişiyor. Fransa maç kazanmak istiyorsa Parker’i 32-33 dk sahada tutar. Almanya galibiyet için Nowitzki’yi en az 35 dk sahada tutar. Bunlar sporun gerçekleridir. En iyiler, iyilerden daha fazla süre alırlar. Dolayısıyla milli takımdaki herkesi eşit seviyede göstermenin bir anlamı yoktur. Çünkü her ulkenin sahip olduğu 2-3 yıldız isim vardır ve bunlar 'en iyiler' olarak diğer oyunculardan fazla oynamak durumundadirlar. Tanjevic, uyguladığı rotasyonlarla takımdaki herkese gerçek patronun O olduğunu ve takımda kimsenin 'yıldız' konumunda olmadığını göstermeye çalışıyor. Milli takimlar kişisel kaprislerin gösterim yeri değil, ulusal çıkarların ve değerlerin ön planda tutuldukları yerlerdir. Fedarasyondaki yetkili kisilerin bunu Tanjevic e anlatması lazım. Yoksa tıpkı son üç şampiyonada olduğu gibi yine hayal kırıklıklarıyla tamamladigimiz bir şampiyonayı geride bırakırız.
Bu habere toplam 5 yorum yazılmıştır. Martin PALERMO
[ 08-Temmuz-2009, 15:48 ]
SAYIN YAŞAR ÖNCELİKLE SİZİN GİBİ BİR USTA KALEMİ OKUMAK ÇOK GÜZEL ... BUNU BİZE SAĞLAYANLARA SEVGİLERİMİ GÖNDERİYORUM SİZİN ARACILIĞINIZLA.BUNDAN SONRA DOĞRULARI VE GERÇEKLERİ SİZİN KALEMİZLE ÖĞRENMEK DE BENİM VE DİĞER OKURLARINIZ İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS .. SEVGİLER CEYHUN GÖKALP YAŞAR
EymeN
[ 03-Temmuz-2009, 16:54 ]
abi hayırlı olsun yorumların gerçekten çok objektif yazılarını merakla belkliyoruz
aydin
[ 03-Temmuz-2009, 02:47 ]
yorum yazanlar gercekleri saptirmayin litvanyadan sevgileri sadece litvanyadakiler gonderebilir hayalller kurup kendimizi litvanyada sanmiyalim . abinin olayina odaklanalim :) guzel yazmis devamini bekliyoruz
görkemkümmm:))
[ 02-Temmuz-2009, 13:23 ]
oncelıkle ceyhun abimize tesekkur edıoruz ve bu gusel yorumlarının devamını beklıoruz... litvanyadan sevgıler :))
volkan
[ 02-Temmuz-2009, 13:08 ]
bu adam futboldan daha çok anlıyo ona göre okuyun valla
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||