Demi Moore'dan çıtır pozu

Perşembe, 02 Eylül 2010 16:58 Manşet Editör Haberler - Magazin
Yazdır PDF
47 yaşındaki yıldız, twitter'a yüklediği son pozuyla ortalığı karıştırdı
Ünlü oyuncu Demi Moore'un paylaşım sitesi Twitter'da yayınladığı son fotoğrafları magazin basını tarafından ağır bir dille eleştirildi. Ayna karşısında bikini fotoğraflarını paylaşan 47 yaşındaki yıldız için "Bu pozlar için biraz yaşlı değil misin?" ifadeleri kullanıldı. Hollywood'un yıllara meydan okuyan güzel yıldızı Demi Moore üç çocuk annesi olmasına rağmen hala genç kız gibi. Bunda hiç şüphesiz 31 yaşındaki eşi Ashton Kutcher’ın da payı büyük.




 

Yaş günü hediyesi 'seks'

Perşembe, 02 Eylül 2010 16:54 Manşet Editör Haberler - Magazin
Yazdır PDF
Cameron Diaz, doğumgününde sevgilisinden armağan olarak "seks" aldığını söyled.
38. yaş gününü ABD’nin New York kentindeki bir restoranda beyzbol yıldızı sevgilisi Alex Rodriguez (35) ile kutlayan aktris Cameron Diaz, doğumgününde sevgilisinden armağan olarak “seks” aldığını söyledi. “Seks genç tutar” diyen Diaz’ın sevgilisi Rodriguez, mum ışığında baş başa yemek yedikten sonra evde doğumgünü hediyesini verdiğini açıkladı.


 

En kötü anne Madonna

Perşembe, 02 Eylül 2010 16:50 Manşet Editör Haberler - Magazin
Yazdır PDF
Çocukları dertli: "Annemizle görüşebilmek için asistanından randevu alacağız"
Madonna, bugünlerde çocuklarına karşı sergilediği duyarsız tavırlarla herkesin dilinde. Yakın dostları da dahil olmak üzere Madonna’nın hayatını takip eden herkes, ünlü şarkıcının çocuklarını ihmal ettiğinden ve onlara neredeyse hiç vakit ayırmaz hale geldiğinden dert yanıyor. İngiliz The Daily Mail Gazetesi’nin haberine göre Madonna’nın biyolojik çocukları Lourdes ve Rocco, son günlerde girdikleri her ortamda annelerinin yüzüne hasret kaldıklarını söylüyor. İki çocuk içinde bulundukları durumu, “Annemizle görüşebilmek için asistanından randevu alacağız” diyerek ti’ye alıyor.

TEK DERDİ KARİYERİ
Madonna’nın ilgisizliği büyük bir hevesle evlat edindiği David ve Mercy’yi de kötü etkiliyor. Ünlü şarkıcının artık onu tanıyamadıklarını belirten yakın çevresi, “Madonna artık 52 yaşında ve kariyerinde düşüş yaşamaktan çok korkuyor. Bunu önlemek için günde 3 saat spor yapıyor, kalan zamanında da işiyle ilgileniyor. Bu bencilliği çocuklarının psikolojilerinde derin yaralar açtı. Belki bize alınacak ama o gerçekten çok kötü bir anne” diyor.


 

Cinsel uyumunuz ne kadar?

Perşembe, 02 Eylül 2010 12:22 Manşet Editör Haberler - Magazin
Yazdır PDF

Mutlu bir ilişki güçlü bir cinsel uyumla başlar. Pudra.com'un testini çözün, eşinizle cinsel uyumunuz ne düzeyde, görün.

 

Onun vücudunda çirkin ya da sevimsiz bulduğunuz belli bölümler var mı?

a. Evet, vücudunda çirkin bulduğum belli bölümler var.

b. Vücudunun hangi bölgesi olduğuna bağlı.

c. Hayır, tüm vücudunu çekici buluyorum.

Zevkten inlendiğinde bu sizi rahatsız ediyor mu?

a. Evet, beni rahatsız ediyor.

b. Bazen biraz daha ağırbaşlı olmalı.

c. Hayır, bunu kendim için daha da tahrik edici buluyorum.

Topluluk içinde sizi öpmesinden ve size sarılmasından hoşlanıyor musunuz?

a. Hayır, bunun uygunsuz olduğunu düşünüyorum.

b. Evet, fakat nerede ve kimlerin arasında olduğumuza bağlı.

c. Evet, bunu seviyorum. Bana dünyanın en mükemmel kadını olduğumu hissettiriyor.

Onun her önerisine evet yanıtını vermek zorunda olmadığınız için kendinizi rahat hissediyor musunuz?

a. Hayır, çünkü o benden her şeye evet dememi bekliyor.

b. Bu erkeğine bağlı.

c. Evet, ben özgür bir kadınım!

Hoşlandığınız şeyleri ondan isteme konusunda kendinizi rahat hissediyor musunuz?

a. Hayır, buna cesaret edemiyorum.

b. Evet, ama fantezilerimi hiçbir zaman davranış olarak gerçekleştirmiyoruz.

c. Evet, karşılıklı olarak isteklerimizi birbirimizden rahatlıkla talep edebiliyoruz.

Seks hayatınızla ilgili bir sorun olduğunu düşündüğünüzde bunu onunla rahatlıkla tartışabiliyor musunuz?

a. Hayır, çok utanıyorum.

b. Evet, ama bunun için bütün cesaretimi toplamam gerekiyor ve kendimi tedirgin hissediyorum.

c. Evet, bu konuda hiç sorunumuz yok, birbirimize karşı açığız.

Seks modunda olduğunuzu hissettiğinizde daima bunu partnerinize söylüyor musunuz?

a. Hayır, seksi onun başlatmasını bekliyorum.

b. Her zaman değil. Benim bir nemfomanyak olduğumu düşünmesini istemiyorum.

c. Evet, derhal söylüyorum.

Vücudunuzun çekici ve güzel olduğunu düşünüyor musunuz?

a. Hayır, bu seks yaparken beni gerçekten çok rahatsız ediyor.

b. Vücudumun hangi bölgesi olduğuna bağlı.

c. Tabii ki, ben seksi bir kadınım.

Orgazma ulaştığınızda bunu onun anlamasını sağlıyor musunuz?

a. Hayır, asla sesimi çıkarmıyorum.

b. Her zaman değil, bunu kendime saklıyorum.

c. Tabii ki, ona da başardığını göstermek istiyorum.

Fantezilerden hoşlanıyor musunuz?

a. Hayır, hiçbir zaman fantezi geliştirmiyorum.

b. Bazen zevk alıyorum ama bunun asla çıldırtıcı bir şey olduğunu düşünmüyorum.

c. Evet, fantezileri seviyorum, cinsel isteğimi fazlasıyla uyandırıyor.


A’lar çoğunluktaysa / Cinsel uyumunuz: düşük

Sekste kendinizi müthiş konforlu hissetmiyorsunuz. Bu, firijit olduğunuz anlamına gelmiyor, takıntı haline getirmeyin. Seksle ilgili daha keşfedeceğiniz çok şey var, o nedenle biraz maceraya açık olun.

Çift olarak birbirinize karşı pek açık değilsiniz. Peki ama neden? Belki hala çok genç ve deneyimsizsiniz. Zaman içinde sekste daha rahat hale gelebilirsiniz. Ama süreci hızlandırmak için yatakta kendinizi ifade edin!

Belki de vücudunuzla ilgili bir sorununuz var. Vücudunuzu sevmeyi öğrenmelisiniz. Sürekli kendinizi saklamaya çalışmanız hiç de seksi bir şey değil bir erkek için. Vücudunuzun ne kadar seksi ve etkileyici olduğunu düşünün.

Belki de sorun sizin değil, onun vücudu? Eğer vücudunu korkutucu buluyorsanız onu yavaş yavaş keşfetmeye çalışın. Bunun için sizi yönlendirmesini sağlayın. Neleri sevdiğini öğrenin ve yeni şeyler deneyin, ama asla kendinizi rahat hissetmediğiniz bir şeyi yapmayın.

Hiçbir zaman kendinizi rahat hissetmediğiniz bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Sadece kendinize biraz daha fazla güvenmeniz gerekiyor. Cinsel uyum zamanla kendi kendine gelecektir!

B’ler çoğunluktaysa / Cinsel uyumunuz: ortalama

Seks, ilişkinizin önemli bir parçası, ama hala keşfetmediğiniz yönleri var. Bu nedenle henüz tam bir cinsel uyumunuz olduğunu söyleyemesek de bu uyumun derecesini artırmak sizin elinizde.

Cinsel uyumu yakalama yolunda iyi bir noktadasınız. Güçlü ve zayıf yanlarınızı ele alın. Saplantılarınızı def etmek ve performansınızı geliştirmek için kendinize şu soruları sorun: Vücudunuz hakkında gerçekten ne düşünüyorsunuz? Onu sevgiliniz için bir hediye olarak mı görüyorsunuz? Partnerinize daima ne istediğinizi, nelerin sizi tahrik ettiğini anlatıyor musunuz? Onun vücuduna karşı kendinizi rahat hissediyor musunuz? Erotik fantezileriniz var mı?

Bu soruları sadece kendinize sormakla kalmayın, partnerinizle de paylaşın. Böylece sizin zayıf ve güçlü taraflarınızdan haberdar olmasını sağlayın. Sonra da zayıf taraflarınızı birlikte nasıl geliştirebileceğinizi tartışın.

C’ler çoğunluktaysa / Cinsel uyumunuz: Mükemmel

Çok etkileyici! Cinsel uyumunuz süper! Yani hiçbir saplantınız yok ve seks esnasında tamamıyla kendinizi rahat hissediyorsunuz. Her ikiniz de nelerin sizi tahrik ettiğini, birbirinizden ne istediğinizi iyi biliyorsunuz.

Seks sizin için tamamen doğal bir şey. Vücudunuzla barışık, seks konusunda rahatsınız ve birbirinizle nasıl iletişim kurulacağını iyi biliyorsunuz. Cinsel fantezilerden de zevk alıyorsunuz. Bunlar kesinlikle ilişkinize negatif etki bırakmıyor.

Uyumlu bir seks hayatından fazlasına sahipsiniz ve bu, birlikte bir gelecek için iyi bir işaret. Seks yapmak sizin için neredeyse bir sanat! Seks hayatınızı her zaman geliştirebilirsiniz, çünkü siz olabildiğiniz kadar mutlu olduğunuz sürece, ilişkiniz daha iyi bir noktaya gelecektir.





 

Burçlar bizi nasıl etkiler?

Perşembe, 02 Eylül 2010 11:51 Manşet Editör Haberler - Magazin
Yazdır PDF

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, aynı radyo ve televizyon dalgaları gibi yeryüzüne yayılan kozmik ışınların ruh halimizi ve davranışlarımızı etkilediğini söyleyerek, burçların karakter ve davranışlarımız üzerindeki etkilerini anlattı.

Burçlar nedir?

Burç adını verdiğimiz sistem, Samanyolu galaksisi içerisinde bulunan, dairesel olarak dizilmiş 12 takımyıldızdan oluşmuştur. Her takımda 500 milyon ile 1 milyar arasında yıldız mevcuttur. Güneş, her yıl gökyüzünün yirmi sekiz yerine taksim edilmiş olan bu on iki burcun tamamından geçer, ay’a ise her ay uğrar. Uçsuz bucaksız evreni anlayabilmek ya da teleskoplarla araştırabilmek şimdilik çok kısıtlıdır. En gelişmiş teleskopik araştırmalarla bile tüm evrenin ancak milyonda birini inceleyebilmekteyiz. Henüz ulaşamadığımız uzak evren bölgelerinde, ne olduğunu bilmiyoruz. Ama bilim adamları kâinatın yanı sıra başka boyutta paralel evrenlerden de söz etmektedirler.

Dolayısıyla, içinde bulunduğumuz evren, sayısız katmanlardan oluşan yoğun bir enerji kütlesinden ibarettir. Bu yoğun enerji, evrene sürekli olarak değişik frekanslardan ve dizilimlerinden oluşan titreşimler yaymaktadır. İşte milyarlarca yıldız kümelerinden oluşan burç sistemlerinden dünya’ya değişik dalga ve frekanslarda kozmik ışınlar gelmektedir.

Burçlar bizi nasıl etkiler?

Yeryüzüne ulaşan kozmik ışınlar beynimizle iletişime geçmekte ve bu ışınlar, ruh halimizi ve davranışlarımızı olumlu ya da olumsuz etkilemektedirler. Bu yüzden insan doğduğunda dünya, hangi burç sisteminin etkisinde ise, o yıldız takımının yaydığı kozmik dalgalara maruz kalmaktadır. Hatta yıldız etkileşimleri nedeni ile insan beyni ile etkileşime giren ışınlar çok yoğun olduğunda, bünyeye zarar verebilmektedir.

Aynı burçtan olan kişilerin bir takım kişilik özelliklerinin ve karakterlerinin uyuşması, bu kişilerin yeni doğduklarında henüz korumasız olan kognitif beyin merkezlerinin aynı yıldız kümelerinden etkilenmesine bağlıdır. İnsanlar doğduklarında, beyin henüz tekâmüle ulaşmamıştır ve dış etkenlere karşı son derece duyarlı durumdadır. Bu yüzden beyinin prefrontal korteks bölgesindeki ve limbik merkezlerdeki davranışlarımızı düzenleyen hassas yapılar, doğumdan hemen sonra burç sistemlerinin etkisi altına girmektedir.

Burçların etkilediği davranış ve sistemler…

Burç sistemlerinden en çok etkilenen beyin bölgesi, duygu ve düşüncelerimize şekil veren ve psikosomatik davranışlarımızı belirleyen prefrontal korteksdir. Prefrontal korteksin; dikkatin sürdürülmesi, planlama, muhakeme etme ve ahlaki yargı, dürtü kontrolü, organizasyon, kişinin kendini izlemesi ve özeleştiri, etkin problem çözme yeteneği, eleştirel analitik düşünme yeteneği, ileriye yönelik düşünme yeteneği, deneyim ve hatalardan öğrenme, duyguları tanıma ve yaşayabilme, limbik sistemin kontrolü, empati ve kısa süreli bellek gibi görevleri de vardır. Bu özelliklerin hepsi kişiliğin gelişmesinde, karakterin şekillenmesinde rol oynar.

Özetle; prefrontal korteks, bütün sinir sistemi aktivitelerinden gelen bilgileri dikkatlice toplar, bütünleştirir, formülleştirir, uygular, denetler, değişiklikler yapar ve yargılar. Dolayısıyla düşünce oluşumundan başlayıp hareket organizasyonuna, sonrasında icra’ya geçen zincirde, önemli bir fonksiyona sahiptir. Ağırlıklı olarak frontal ve prefrontal beyin korteksini etkileyen burç sistemleri, kişinin davranış disiplinine, olaylara karşı tutum ve tepkilerine, duygu durum yapısına ve genel itibariyle kişilik ve karakter özelliklerine damgasını vurmaktadır. Burçların bitiş ve başlangıç dönemlerinde doğan kişiler nispeten farklı sistemlerden etkilenmekte, böylece daha az spesifik burç özelliği taşıyan kişiler olabilmektedir. Bu nedenle ‘’her bireyin mutlaka burcunun özelliklerini göstermelidir’’ diye bir kural söz konusu değildir.

Yükselen burç da önemli…

İnsan hal ve davranışları üzerinde yükselen burcun da etkisi vardır. Yükselen burcun tespit edilebilmesi için doğduğunuz ay, gün ve yılı bilmenizin yanı sıra doğduğunuz saati ve doğum yerinizi de bilmeniz gerekiyor. Çünkü yükselen burç; doğduğunuz anda, doğduğunuz yere göre ufuk çizgisinde yükselmekte olan burç demektir.

Astroloji de güneş; canlılık kaynağı olup insana verdiği enerji ve hareketlilik ile bilinmektedir. Ay ise daha çok duygusal yapıyı ve hisleri etkiler.

Yıldızname nedir?

Eski alimlerin ‘’yıldız name’’ (halk arasında yıldız falı denmektedir) dedikleri durum, burçlar konusunda bilgili ve tecrübeli kişilerin yıldız kümelerinin hareketlenmelerine bakarak, insan davranışlarını tahmin edebilme yeteneğidir.” Astroloji(burçların insan hayatına olan etkilerini araştıran bilim dalı) de, güneş, canlılık kaynağı olup insana verdiği enerji ve hareketlilik ile bilinmektedir. Ay ise daha çok duygusal yapıyı ve hisleri etkiler.

Burçlar gelecek hakkında bilgi verir mi?

Burçlar, birçok insanın sandığı gibi hiç bir zaman geleceği göstermez. İlerde olacaklar hakkında bilgi vermez. Bu yüzden burçları bir kehanet bilimi olarak düşünmemelidir.

 

 



 


Sayfa 1 / 24