Bugun...
Bizi izleyin:



Ayhan Bilgen, Kahraman'a Edirne’yi adres gösterdi!

Tarih: 14-11-2017 15:45:42 + -


HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin grup toplantısında konuştu


Ayhan Bilgen, Kahraman'a Edirne’yi adres gösterdi!

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, 20 Kasım’da gerçekleştirilecek Meclis Başkanlığı seçimleri öncesinde TBMM’de grubu bulunan parti liderleri ile görüşme kararı alan İsmail Kahraman’a adresi Edirne olarak gösterdi.

 

Kendilerine henüz görüşme için bir talep gelmediğini söyleyen Bilgen, Kahraman’ın istemesi halinde Edirne’de tutuklu olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüşebileceğini aktaracağını söyledi.

 

“Kahraman unutmuş olabilir”

 

Bilgen, partisinin Meclis grup toplantısında şunları söyledi:

 

Biz bugüne kadar AYM önünden ve TBMM’den çağrıda bulunduk. Yine bulunuyoruz. AYM evrensel hukuk kurallarını ölçü almıyorsa bile kendi eski kararlarını dikkate alsın. Her vekilimiz bizim için önemli. AYM, Demirtaş üzerinden tüm yazışmalarını yaptı ama Gülser Yıldırım’ın dosyasını görüşme kararı aldı. Yüksek mahkeme artık Türkiye’deki fiili durumu geçiştirecek cesaret ve irade ile ortaya koymalıdır.

 

İsmail Kahraman belki unutmuş olabilir. Bizim eş genel başkanımız cezaevinde. Bu parlamentoda görev yaparken tutuklandı üstelik. Buna rağmen sayın Kahraman ziyaret etmek istiyorsa ziyareti gerçekleştireceği adres bellidir.

 

Depremde bile insani tutum sergileyemeyenler, dillerindeki faşizmi deşifre edenler, insanlıktan nasibini almayan numunelerdir. Bu acıya karşı dayanışma göstermekten başka hiçbir tavır kabul edilemez.

 

İsmail Kahraman bir nezaket göstererek partilerin genel başkanlarıyla görüşme yapacağını söylemiş. Sn Kahraman unutmuş olabilir, bizim eşbaşkanlarımız cezaevinde. Ama yine de ziyaret ermek istiyorsa adres bellidir. Tabii ki bizim de sembolik de olsa bir Meclis Başkanı adayımız olacak. Tutuklu vekilimiz Selma Irmak bizim Meclis Başkanı adayımızdır.

 

Başbakan, ABD’de söyleyemediklerini şimdi söyledi. IŞİD'le mücadele için Rakka’ya TIR sevk ediliyormuş. Umarız bir açıklama yapılır. Ama Konya Belediyesi’nin Rakka’da bulunan iş makinesiyle ilgili açıklamayı kendisi mi yapar yoksa eski başbakan mı bilmiyoruz.

 

Başbakan ABD ile görüşmesinde "nereye çağırdıysanız gittik ve sormadık" diyor. Evet bunun farkındayız. Amerika'nın bir dediğini iki etmiyorsunuz ama muhalifler bir yabancıyla oturunca gazeteleriniz komplo teorileri kuruyor.

 

Ortadoğu'daki gelişmeler

 

Bir ülkenin başbakanı bir ziyaret sonrası ortadan kayboluyor. Daha sonra başka ülkede açıklama yapıyor, ülkeye döneceğini söyleyip şart koşuyor. Böyle bir durumda halklar kendi sorunlarını çözebilir mi? Ortadoğu'da saraylarını korumak için etnik ve mezhep savaşı çıkaranlar yaşananların sorumlusudur. Halkların eşit, birlikte yaşaması için Öcalan tecrittedir. Bu tablo Türkiye'nin iç barışıyla ilgili değil sadece. Konfederal sistemin duyulmasının engellenmeye çalışılmasıdır bu tecrit.

 

Erdoğan Soçi ziyareti öncesi açıklama yaptı, 'Dünyayı ahmak yerine koymayın' dedi. 4 saat sonra Putin'le basın açıklaması sırasında tutum tam tersine döndü. Türkiye'nin dış politikası aylarla günlerle değil, saatlerle değişiyor artık.

 

Önceki seçimlerde Kuran sallamıştılar, önümüzdeki seçimde nutuk sallayabilirler, sonraki seçimde de Das Kapital olabilir"

 

"Türkiye'nin neden dışarıda başı dik değil?"

 

Türkiye'nin neden dışarıda başı dik değil? Ülkelerin yumuşak karınlarından birisi yolsuzluk konusudur. Yolsuzluk demokratikleşmeyle doğrudan ilgilidir. Dünyada şeffaflık demokratikleşmeden ayrılmaz. Yolsuzluklarla mücadele darbelerle mücadeleden ayrılamaz. Türkiye kızarmaz yüzlü siyasetçilere teslim olmuş durumda. Bizde Malta konusu gündeme geldiğinde, değil istifa özür bile olmuyor. Başbakan araştırma olsun diyor, araştırma önergesi teklifi AKP'nin oylarıyla reddediliyor. Ekranlarda hamaset yapmak kolay. Reza Zarrab davası da bundan farksızdır.

 

Offshore yüzleşilmesi gereken bir siyasi ahlak konusudur. Eğer çocuklarınız vergi ödememek için gemilerine başka ülke bayrağı çekiyorsa kimseye milliyetçilik nutukları atmayacaksınız.

 

2006'da Bakanlar Kurulu bir liste yayınlama kararı veriyor. Listede ismi geçen offshore şirketleri için vergi düzenlemesi yapıyor. Bakanlar, kabineler değişti ama şirketler hala belirlenemedi. Şirketler ortada yok ama tütün üreticileri daha fazla vergi versin diye torba yasada düzenleme yapıyorlar. Bu adım uluslararası teröstlere ülkeyi teslim etme girişimidir.

 

Benzer bir oyun ekmekte de yapılıyor. Ekmeğin fiyatını artırmıyorlar, gramajını düşürüyor. Siz bir ekmek alıyor olabilirsiniz ama çocuğunuzun kursağına giden lokma küçülüyor. Bunun adı israfla mücadele olamaz. 2 hafta önce sarayın harcamalarını aktarmıştık. Bazıları itibardan tasarruf olmaz diyor. Halk yoksullukla mücadele ederken Cumhurbaşkanı harcamalarla itibar yapıyor.

 

Türkiye dar gelirli için bir vergi cehennemidir. Türkiye'de vergilerin yüzde 65'i dolaylı vergidir. Maliye okuyanlar bilir; dolaylı vergiler çok yüksekse vergi adaletsizliği vardır, vergi kaçırma vardır.

 

2 bin lira maaşın yüzde 20'si vergiye kesiliyor. 5,5 lira yakıtın 3 lirası vergiye gidiyor. Bu açıdan Türkiye listede ilk sırada. Bu vergiler nereye gidiyor? Tabi Cumhurbaşkanlığı Sarayı var ama bir de faiz lobileri var. Türkiye ekonomisinde vergilerin yüzde 11,3'ü faize gidiyor. Vergiler faize giderken taşeron sorunu bir türlü çözülemiyor. Yine binlerce sağlık çalışanının atamaları yapıldığı halde işe başlatılmıyor. Bu nedenle doktorlar fazla mesailere zorunlu tutuluyor. Bu intiharlara neden oluyor.

 

Seçim barajı tartışması

 

HDP kurulduğunda seçim barajına ilişkin ne söylüyorsa bugün de onu söylüyor. Kime fayda sağlayacağına bakmaksızın baraja karşıyız. Baraj milletin iradesi sandığa yansımasın diye uydurulmuş bir sistemdir. Ancak şunu söyleyelim bugüne kadar seçim sistemi kimseyi kurtarmadı, AKP'yi de kurtarmayacak. Türkiye'de seçim sistemi tartışması iyi niyetli yürütülmüyor.

 

Tutuklu vekiller

 

AYM evrensel hukuka uygun davranmayı göze alamıyorsa, kendi kararına riayet etsin. Aksi halde dün dündür bugün bugündür anlayışının mahkemelere yansımasıyla da yüz yüze kalacağız. Mesele sadece tutukluluk değildir. Sorun anayasaya darbe yapılmasıdır. Yargıyla ilgili bir başka günden Suruç davası. Suruç'ta 33 genç Rojava'yla dayanışma için oyuncaklarla yola çıkmıştı. Basın açıklaması sırasında hayatlarını kaybettiler. Geçen zamana rağmen davanın seyri değişmedi. Geçtiğimiz duruşmada sanığın duruşma salonuna getirilmesi yönünde karar verildi. Heyet değişti, avukatlar tutuklandı, duruşmaya SEGBİS'le bağlanan sanık heyeti fırçaladı. Mahkeme heyeti mahkemeye gelip gelmemek sanığın tercihi diyor. Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş için sanığın tercihi söz konusu değildir diyorlar. Bu nasıl bir tutum?

 

Pek çok avukat tutuklandı, savunma hakkı engellendi. Son isim ÇHD Başkanı Selçuk Kozağaçlı idi. Umarız bu zor günler avukatlar, gazeteciler ve vekiller için geçecek. Baskılar sadece duruşma salonlarında değil. Birileri gerektiğinde yargıya talimat verirken; tepki çeken kararlar karşısında yargı bağımsızlığı ilkesinin ardına sığınıyorladı. 10 yaşındaki bir çocuk istismara uğradı ve 90 yıl hapisle yargılanan sanık tahliye edildi.




Kaynak: birgun.net



FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Ömrü 2 günü geçmeyen devletler!
    Ömrü 2 günü geçmeyen devletler!
  • CHP'nin Adalet Yürüyüşünden görüntüler!
    CHP'nin  Adalet Yürüyüşünden görüntüler!
  • Dünyanın en pahalı 10 şehri
    Dünyanın en pahalı 10 şehri
  • Yargı yılı açılışından çarpıcı kareler!
    Yargı yılı açılışından çarpıcı kareler!
  • Taksim'deki CHP Mitinginden kareler!
    Taksim'deki CHP Mitinginden kareler!
  • Toplu taşıma araçlarında ilginç kareler
    Toplu taşıma araçlarında ilginç kareler
FOTO GALERİ
YUKARI