Bugun...
Bizi izleyin:



AKP Faşizmi Ne Yapmak İstiyor?

Tarih: 21-12-2015 19:43:37 + -


Bugün Kürdistan’ın bir çok bölgesinde açık savaş, meselenin bir yanında ciddi bir direniş öte yanda AKP faşizminin İsrail ve ABD’nin “sivil zayiatlarla ilgili çıkardıkları dersler ışığında”, ağır ve sistemli biçimde sürdürülmektedir.



Önce çok net görünen bir şeyi vurgulamakta yarar var. Kobani’de IŞID saldırılarıyla başlayan gelişmeler milat olarak alındığında PKK ve AKP faşizmi son dönemi karşılıklı hazırlık yaparak geçirdiler. Orta Doğu –Suriye veya tek başına Türkiye üzerinden yapılan bağlantılı tüm okumalar bunu göstermektedir.

PKK açısından bu tür bir tavırda Suriye ve Irak’taki gelişmelerin etkisi olmakla birlikte –kendileri “biz aslında biliyorduk” deseler bile- bir çok seçim ve referandum süreçlerinde “masa vaadiyle” dolandırıldıklarını ve sonu gelmez bir “oyalama sürecinin” figürü olduklarını anlamış olmalarının payı olduğunu teslim etmek gerekir.

Öte yandan Rojava ve Şengal’deki gelişmeler PKK siyasetinin böylesi bir çizgiye dönüşmesinde payı sahip oldular.

AKP faşizminin savaş siyasetinin, kıyım politikalarının nereye varacağını somut olarak söylemek mümkün olacaksa şöyle demek doğru olacaktır. AKP bu savaşı birileri içeriden veya dışarıdan boğazına sarılıp “yeter artık” diyeceği noktaya kadar götürmek isteyecektir.

ABD ve AB çevrelerinden gelecek zorlamalar AKP iktidarının savaş ve kıyım siyasetini kırmasına yetecek denli bastırıcı bir özellik taşımaz. Zaten İncirlik üssü ve göçmen krizi gibi iki sivri konu eşliğinde bu cephelerden destek aldığı çok net gözüküyor.

Ayrıca ABD’nin PYD vasıtasıyla Suriye özgülünde ve Almanya açısından KBY ilişkileri üzerinden gerçekleştirmek istedikleri projelerde “sorun çıkarıcı” abartılı güç sahibi olmalarını engelleyici olduğundan daha çok göz yumma söz konusudur.

Bu noktada Kürt hareketinin ve çeperinde yer alanların ve hatta içeriği belirsiz “barış çağrıcılarının”, “Dolmabahçe Mutabakatı” eksenli” çabalarının ne somut siyaset ve ne de pratik anlamda bir karşılığı olması mümkün değildir.

Bugün Kürdistan’ın bir çok bölgesinde açık savaş, meselenin bir yanında ciddi bir direniş öte yanda AKP faşizminin İsrail ve ABD’nin “sivil zayiatlarla ilgili çıkardıkları dersler ışığında”, ağır ve sistemli biçimde sürdürülmektedir.

Bununla amaçlanan ise kürt direnişinin bütünselliğini bozmak, halkı PKK ile karşı karşıya getirmek ve zorunlu göçle kürt hareketinin en aktif tabana sahip olduğu bölgede gücünü zayıflatmak veya sıfırlamaktır.

Şimdilerde AKP faşizminin Cizre, Nusaybin, Sur ve daha bir çok yerde tüm silahlı unsurlarıyla birlikte yapmaya çalıştığı hendeklerin gerisinde duran PKK savaşçılarını doğrudan hedef alarak, yerel halkla aralarındaki bağların koparılması; göç ettirme politikasıyla PKK savaşçılarının ve politize olmuş aktif tabanın sınırlı alanlarda izole edilerek yıpratılmaları ve tamamen tasfiye edilmeleridir.

Bu vasıtayla düşman tanımlı ayaklanma bastırma hareketinde iki askeri gücün doğrduan kaşrı karşıya gelmesi sağlanarak sınırsız ve kuralsız davranma olanağı yakalamayı hedeflemektedirler. Bu tarz bir gelişmeye uluslararası düzlemde hiç bir devletin itirazı olmaz.

Bu kısa vadeli veya geçici bir hedef değil kürt meselesinde iktidarda hangi parti olursa olsun “Türkiye’nin bekasına” ilişkin stratejik bir karardır. Demokratikleşmenin ve reform sözlerinin birer oyalamacadan ve zaman kazanma stratejisinden kaynaklandığı, demokrasi rezervleri bu bağlamda sınırlı olan sömürge ülkelerin çözüm güçlerinin sıfıra yakın olduğunu her daim akılda tutmalıyız.

Bir çok örnekte görüldüğü üzere “demokratik görünümlü” farklı çözüm önerileri her koşulda bu faşist karakterdeki devlet yapılarına eklemlenmenin ve onun doğal uzantısı haline gelindiği neo-liberal transformasyon süreçleri olarak yaşandı.

Burada zaten PKK stratejisi içinde bir yeri olmamakla birlikte emperyalist stratejinin imzasının bulunduğu bu tür süreçlerde “devrim” gibi “radikal dönüşümler” içeren kapsamlı yeniden yapılanma/kurma kavramlarına kesinlikle yer olmadığı gerçeğini bilmek gerekir.

Bu noktada özellikle PKK tarafından sözü edilen “üçüncü göz” önerisi kendisi açısından sorunun “uluslararası düzeyde kabulü” ve “terör örgütleri” listesinden çıkışı olarak yorumlanırken (bir çok ülke örneği bunun böyle olmadığını gösteri) haddizatında emperyalist müdahalenin somut görüngüsüdür. Bu nedenle PKK’nin “terör örgütleri” listesinden çıkarılması veya kalması bir anlam ifade etmez.

Sorunun uluslararasılaşması diyelimki ABD’nin görevlendirme yaptığı bir ülkenin arabuluculuğa soyunması PKK’nin uluslarası düzlemde “meşruiyet” kazanacağı anlamına gelmez. Bunun üzerinden politika yapılıyorsa bu büyük bir yanılgıdır.

Bunun dışında “Suriye’de şu gelişme olursa, PYD şunu yaparsa Irak’ta PKK bunu yaparsa buraya şöyle yansır, şu olur bu olur” gibi söylemlerin pratik hiç bir değeri bulunmamaktadır.

Bu nedenle birlik çağrıları ve anlamsız imza kampanyaları için toplantılar örgütlemek yerine meselenin aciliyeti anlamında herkesin bulunduğu yerden emperyalist politikalar ve AKP faşizmine karşı her tür metodu kullanarak direnmesi meşru ve zorunludur.

Oturdukları koltuklardan hızlı ve kesin çözüm için kanlı bir savaş kışkırtıcılığı yapan AKP faşizminin her biri asker kaçağı yönetici kadrolarını (bunlara literatürde armchair chicken hawks deniliyor!) ikna edecek yegane güç birleşik direniştir.

Ahmet Akif Mücek

 




Editör: Ahmet Akif Mücek



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Güncel Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Uçak kazasında yaşama şansını artıran kritik bilgiler
    Uçak kazasında yaşama şansını artıran kritik bilgiler
  • Ömrü 2 günü geçmeyen devletler!
    Ömrü 2 günü geçmeyen devletler!
  • CHP'nin Adalet Yürüyüşünden görüntüler!
    CHP'nin  Adalet Yürüyüşünden görüntüler!
  • Dünyanın en pahalı 10 şehri
    Dünyanın en pahalı 10 şehri
  • Yargı yılı açılışından çarpıcı kareler!
    Yargı yılı açılışından çarpıcı kareler!
  • Taksim'deki CHP Mitinginden kareler!
    Taksim'deki CHP Mitinginden kareler!
FOTO GALERİ
YUKARI smok alien smok smok AL85 smok G-Priv 2 elektronik sigara